İktidarın gerçekdışı dili

İktidarın gerçekdışı dili

14.04.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İktidar yeni bir dil yarattı:

Gerek adalet gerekse tarih konularında gerçekleri saptıran söylemleri sürekli tekrarlayarak ve emrindeki medyaya da sürekli tekrarlatarak gerçeklere aykırı bir tarih ve bir adalet anlayışını topluma empoze etmeye çalışıyor.

Bu yeni dilin çok önemli iki kavramı var:

  1. Mağduriyet.
  2. Hükümet Darbesi.

Klasik örnekler, “Gezi Direnişi Hükümet Darbesi Girişimi”, “17-25 Aralık Hükümet Darbesi Teşebbüsü”, “28 Şubat Hükümet Darbesi” ve “28 Şubat Mağdurları” söylemleri.

Muhalefet de bu dile katıldığı zaman, iktidarın tarihsel gerçekleri ve adaleti yozlaştıran sürecine tam bir destek vermiş oluyor.

***

Gerçekleri saptıran ve adaleti yozlaştıran bu dil, sonradan bizzat iktidar tarafından “kumpas” olarak nitelenen, yargıçları ve savcıları mahkûm edilen, Ergenekon, Balyoz, Casusluk ve OdaTV davaları sırasında doruğa ulaşmıştı.

Birinci Silivri Trajedisi Dönemi’nde, Cumhuriyetin kurumları perişan edildikten ve bütünüyle iktidarın emrine alındıktan sonra, “FETÖ tarafından aldatıldık, Allah bizi affetsin” dendi.

Ama iktidarın emrine alınan yargı yoluyla toplum yapısının değiştirilme süreci ve bu sürece uygun yeni bir dil kullanımı yaygınlaşmıştı.

***

İkinci Silivri Trajedisi Dönemi de iktidarın, Gezi Parkı Direnişi yorumu ile olayları ve adaleti gerçeklerden koparıp kendi anlayışına göre yozlaştırmasıyla ve buna uygun bir dil kullanmasıyla başladı.

İktidar, Gezi Parkı Direnişi’nde, içinde her görüşten, her yaştan halkın bulunduğu, yeşili, parkı ve kamu yararını koruma hareketi olarak başlayan ve polis şiddeti sonunda iktidarın baskılarına karşı protestoya dönüşen yurt çapında bir Demokratik eylemi, hiç alakası olmadığı halde “Hükümet Darbesi” diye etiketledi...

Gerçeği yansıtmadığı sonradan kanıtlanan “Benim başörtülü kardeşlerime saldırdılar, camiye bira şişeleriyle girdiler” söylemiyle karaladı...

Olayın liderleri olarak nitelenen kişilerin yargılanıp beraat etmelerine rağmen yeniden yapılan suçlamalar ve yargılamalarla mahkûm edilmelerini sağladı.

Bu kişilerin bir bölümü hâlâ hapiste.

***

17-25 Aralık 2013 Yolsuzluk Davaları da:

Kamuoyuna yansıyan bütün somut olaylara, kanıtlara, konuşmalara, el koyulan paralara rağmen, yine sadece “Hükümet Darbesi Girişimi” olarak nitelendi ve kapatıldı.

Bütün sanıklar beraat ettirildi; el koyulan paralar, faiziyle iade edildi.

***

Arkadan Erbakan’ın ölümünden sonra açılan 28 Şubat Davası geldi.

28 Şubat 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu Toplantısında alınan ve dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Başbakan Yardımcısı ve Kurul üyeleri tarafından imzalanan, “Soğuk Savaş”ın bitmesiyle, Komünizmin “Ana Tehdit” olmaktan çıkarılmasına ve “İrtica”nın onun yerine konmasına yönelik “Devlet Kararları”, yine geriye dönük olarak “Hükümet Darbesi” olarak nitelendi ve Kurul’a katılan komutanlar ile YÖK Başkanı yargılanıp hapse mahkûm edildi.

O sırada yaşları bile tutmayan kızlar topluma, “28 Şubat mağdurları” olarak sunuldu. Sonradan bu kararların bazıları bozuldu, bazı mahkûmlar hastalık ve yaşlılık dolayısıyla tahliye edildi ama yaşları 80’i geçmiş ve bazıları hasta olan emekli generaller hâlâ hapisteler.

***

Dil, düşünceyi belirler: Tarihsel gerçekleri ve adaleti saptıran iktidarın özel dili:

“Demokratik Direniş Hareketleri”ni, “Yolsuzluk Soruşturmaları”nı, “Devlet Kurumlarının Anayasal Kararları”“Hükümet Darbesi” olarak nitelemiş...

Ve böylece bu özel dil, iktidarın Cumhuriyet Rejimi’ni “Şahsım Devleti”ne dönüştürmesinde çok önemli bir rol oynamıştır.

Muhalefet, iktidarın gerçekleri saptıran ve adaleti yozlaştıran diline katılmamalı, tam tersine ona ısrarla karşı çıkmalı, tarihsel gerçekleri ve adaleti yansıtan bir dil kullanmalıdır.

Yazarın Son Yazıları

Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026
Butlan davası: 3 iletide yargı sorunu

Değerli okurlarım bilirler; ben saklı, gizli kaynaklardan gelen “özel istihbarat”ı genellikle pek kullanmam, açık bilgiler üzerinden yorumlar yaparım.

Devamını Oku
03.05.2026
Yaşasın örgütlenme ve eğitim!

Tarihin ilk çelişkisi İnsan/Doğa çelişkisidir.

Devamını Oku
01.05.2026
CHP neden eleştiriliyor?

Türkiye’nin günümüzdeki temel sorunu belli...

Devamını Oku
30.04.2026
Faşizm nasıl kazanıyor?

Faşizm, insanların içindeki kötü özelliklerin birleşip bütünleşmesi sonunda, bunlardan beslenerek iktidar olur, yine bu kötü özellikleri kullanarak güçlenir ve iktidarını sürdürür!

Devamını Oku
28.04.2026
Abdülhamit ve Mehmet Âkif

Yeni İçişleri Bakanı, odasına II. Abdülhamit’in resmini asmış.

Devamını Oku
26.04.2026
24 Nisan 2026 Bildirisi: Direniş seferberliği

Bugün 24 Nisan; Kahraman Meclis’in açılışından 106 yıl, bir gün sonra.

Devamını Oku
24.04.2026
23 Nisan'da Merdan Yanardağ karabasanı

Burası, benim doğduğum, büyüdüğüm, yurtdışından heyecanla döndüğüm, korumak ve geliştirmek için ölmeye hazır olduğum VATANIM, TÜRKİYE CUMHURİYETİ mi?

Devamını Oku
23.04.2026
Macaristan ve Bulgaristan dersleri!

Önce hastalığımızı teşhis edelim ve adını koyalım...

Devamını Oku
21.04.2026
İktidarın dili ve şiddet

Toplumsal şiddetin çeşitli kaynakları vardır...

Devamını Oku
19.04.2026
Kin eken cinayet biçer!

Şiddetin “toplumsal kaynaklarını” şöyle özetleyebilirim.

Devamını Oku
17.04.2026
‘İlliberal demokrasi’ aldatmacası!

Yazının sonunda söyleyeceğimi en başta belirteyim...

Devamını Oku
16.04.2026
Macaristan seçimleri ve demokrasi umudu!

Hitler’in bize öğrettiği gerçek, Demokratik Rejimlerin yumuşak karnının, Temel Hak ve Özgürlüklerin yeterince korunamaması olduğudur!

Devamını Oku
14.04.2026
Haksızlığa, hukuksuzluğa alışmayacağız!

Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe alışmayacağız...

Devamını Oku
12.04.2026
‘Sırma saçlı ve badem gözlü’ Yalçın Küçük!

Aslında bugün “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizliğe Alışmayacağız; Tekrar Tekrar Karşı Çıkacağız” başlıklı bir yazı yazacaktım.

Devamını Oku
10.04.2026
Hayır savaşa alışmayacağız!

Bugün konumuz: İsrail Konsolosluğu’na yapılan saldırı ve İran’ın ABD’ye bildirdiği on maddelik ateş-kes koşulları ile ilgili olarak SAVAŞ!

Devamını Oku
09.04.2026
2015 tekrarlanamaz!

2015’te ne olduğunu anımsayalım...

Devamını Oku
07.04.2026
Yazılamayan 'zulme isyan!'

1) Bugün, iktidar uğruna insanları katledenlerin, hapsedenlerin, ister Firavun olsunlar, ister İmparator, ister Şah, ister Padişah; ister Piramitleri, ister Terra Kota Ordularını yaptırsınlar; insanlığın yüz karası ZALİMLER olarak tarihe geçtiklerini belirtecektim...

Devamını Oku
05.04.2026
‘Aydının’ günümüzdeki görevi (3)

Aydın, insanlığa, topluma yol gösteren kişi demektir.

Devamını Oku
03.04.2026
Aydın ihaneti: Kronoloji (2)

Türkiye’yi bugünlere taşıyan, Emperyalizmin güdümündeki dincietnikçi politikaların doruk noktalarında, bunlara destek verenler, (“Aydın” olduklarını iddia etseler ve toplum tarafından öyle görünseler bile) “Aydın” olarak kabul edilemezler!

Devamını Oku
02.04.2026
Aydın ihaneti nedir? (1)

Ben “İhanet” ve “Hain” sözcüklerini sevmem...

Devamını Oku
31.03.2026
Dincilik, etnikçilik ve emperyalizm

DİNCİ VE ETNİKÇİ POLİTİKALAR, DEMOKRATİK CUMHURİYETİ TEMELİNDEN YOK EDERLER...

Devamını Oku
29.03.2026
İktidarın altını oyan üç süreç

İ ktidarın ilk ve esas hedefinin, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini değiştirmek olduğu, hem kendi söylemlerinden ve eylemlerinden hem de AYM kararından öğrenilmişti.

Devamını Oku
27.03.2026
Kanalizasyondaki tuğla!

Aslında bir ülkeye yapılabilecek en büyük ihanet o ülke halkını cahil bırakmak, daha kötüsü de iyi eğitilmiş olanları da cahilleştirerek tüm halkı cahillerin yönetimine mahkûm etmektir.

Devamını Oku
26.03.2026
‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

İran’a saldırı ile iyice tırmandırılmış olan Ortadoğu Savaşı 7 Ekim 2023’de Hamas’ın İsrail’e yaptığı saldırı ile başlamadı: Ortadoğu Savaşı 11 Eylül 2001’de Usame Bin Ladin liderliğindeki El Kaide’nin ABD’ye yaptığı İkiz Kuleler saldırısı ile başladı!

Devamını Oku
24.03.2026
Hapiste bayram (!)

Hapiste bayram (!)

Devamını Oku
22.03.2026
İktidar hırsı ‘insanlığı’ tehdit ediyor

İktidar hırsı, ‘insanlığı’ tehdit ediyor” derken “insanlık” kelimesini iki ayrı anlamda kullandım: 1) Liderlerin iktidarda kalmak uğruna yaptıkları işler, “insanlığın” sonunu getirecek boyutlara ulaşabilir. 2) Liderlerin iktidarda kalmak için yaptıkları girişimler, onların “insanlığını” yok edebilir.

Devamını Oku
20.03.2026
CHP davası: Bir 'anayasa darbesi!'

Salı günü Özgür Özel’in yaptığı konuşma haklı olarak gündemin başına oturdu. “Haklı olarak” diyorum çünkü bu konuşma aslında bir “Anayasa Darbesi” açıklamasıydı: İktidarın yargı eliyle yaptığı bir “Anayasa Darbesi!”

Devamını Oku
19.03.2026
İddialar abartılı: Ya savunmalar?

Dün, Silivri’de, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Suç örgütü lideri” olarak suçlayan iddianameyle açılan davanın, ikinci hafta başındaki ilk (sözde) duruşması yapıldı ve medyaya yansıyan haberlere göre yaklaşık 7 dakika sürdü.

Devamını Oku
17.03.2026
CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026